Son zamanlarda yaşadığımz ister internet ortamında ister diğer medyalarda yaşadığımız sansür hadiselerinin hepimizi ne kadar kızdırdığı malum, sonuçta kısıtlanan bi ifade özgürlüğü var ortada.ama acaba (sözüm internetten dışarı) gerçekten bir çok kişinin hayatının önemli zamanlarını heba ettiği iletişim oyuncaklarında hala bakmaya, duymaya değer şeyler kaldımı, veya baktığımz şiylerin değerli zamanımızı yemek dışında bize herhangi bir katkısı varmı? Bence şu aralar başta televizyon olmak üzere bi çok medya türüyle haşırneşir olurken çok daha sık kendimize sormamız gereken sorular bunlar. Çünkü, Bu yayın organlarını sahiplerinin en son düşüneceği şey izleyicilerdir. ayrıca günümüzde bu iletişim araçları kitlesel uyuşturucular olarak kullanılmakta, e birde Türkiye'deki TV programlarının %99'unun Amerika başta olmak üzere avrupa ve çeşitli ülkelerin 30-1 yıl arası yıllanmış yayınlarının Karbon kopyaları olduğunu düşününce birde işin içine sansür girince, televizyonun düğmesine basıp açmaya bile üşeniyorum.
İşte geçenlerde izlediğim film'de aslında tam bunlarla ilgiliydi, 89 yılında çekilmesine rağmen Yayın bantlarının yerini uydu antenlerinin alması dışında günümzdeki birçok olayla yakından alakalı ve ironik bir üslubu olan bu film iki başarısız arkdaşın tüm işlerden kovulmaları üzerine, bir kumar borcunda kazanılan UHF bandından yayın yapan küçük, yerel bir tv istasyonunu işletmeleriyle başlıyor ve istasyonu ayakta tutabilmek için gösterdikleri olağanüstü çabayı izlerken ulusal kanallarınsa yayın politikalarını apaçık meydana seriyor. Tabii Filmin ünlü komedi müzik sanatçısı "weird al yankovic" in başrolünü ve senaryosunu üstlendiğini hatırlatmakta fayda var.Hatta yankovic'in diğer müzikleri gibi çarpıcı sözleri olan bir şarkısı bile var, Daha iyi anlayabilmeniz için sözler:
Put down your remote control
Throw out your TV Guide
Put away your jacket
There's no need to go outside
Don't you know that we control the horizontal
We control the verticle, too
We gonna make a couch potato out of you
That's what we gonna do now
Don't change the channel
Don't touch that dial
We got it all on UHF
Kick off your sneakers
Stick around for a while
We got it all on UHF
Don't worry 'bout your laundry
Forget about your job
Just crank up the volume
And yank off the knob
We got it all, we got it all, we got it all on UHF
Disconnect the phone and leave the dishes in the sink
You better put away your homework
Prime time ain't no time to think
All you do is make yourself a TV dinner
Press your face right up against the screen
We gonna show you thangs you ain't ever seen
If you know what I mean, now
Don't change the channel
Don't touch that dial
We got it all on UHF
Kick off your sneakers
Stick around for a while
We got it all on UHF
Don't worry 'bout your laundry
Forget about your job
Just crank up the volume
And yank off the knob
We got it all, we got it all, we got it all on UHF
You can watch us all day
You can watch us all night
You can watch us any time that you please
You can sit around and stare at the picture tube
'Till your brain turns into cottage cheese
Well, now
Eğer geyik yollardan TV hakkında çarpıcı şeyler söyleyebilen, güldürürken düşündüren, sıcakkanlı bir film arıyorsanız öyle veya böyle biryerlerden edinip gözlerinizi faltaşı biçimine ağzınızı kulaklarınıza vardırarak izlemeniz tavsiye olunur. Eğer bulamayıpta merak edip izlemek isterseniz, haberim olsun ;) ...




