23 Ekim 2008 Perşembe

Mahzenime Hoşgeldiniz ! (Nam-ı diğer "Mağara güzellemeleri - Giriş")


Evet, burdayım işte ... Yani herzaman olduğum yerde, karanlık, soğuk -Mutlu- Mahzenimde. Şimdi hemen demeyin edebiyat parçalamış diye, herkesin bir mahzeni vardır aslında ... Kimi Mahzeninde yaşar, kimi sadece ara sıra uğrar, bişeyler alıp çıkar, kimiside sadece dışardan seyretmeyi sever, girip çıkamamaktan korkar belkide, kimbilir ... Fakat Bazı Kişiler vardır ki onlar için kutsaldır mahzenleri, Onlar ne dışarıya çıkmaktan nede içerde kalmaktan korkar, hatta zaten paha biçilmez hazinelerle donattıkları mahzenlerini sürekli zenginleştirmek için çaba gösterirler... bunun için gezebildikleri kadar, görebildikleri kadar mahzen gezer yorulurlar, ama kendi mahzenlerine gelip elde ettiklerini ve başka mahzenlerde bıraktıkları şeyleri düşününce, o mahzene misafir ettikleri seçilmiş kişilerin mahzeni benimsediklerini görünce içlerini tatlı bir huzur kaplar, geçici bir duygu olsada bu değer kelimelerle ifade edilemez, tıpkı benim gibi mahzenlerinin üzerine titrerler.

işte sizde burdasınız ve bu şahsen epik, kısmen lirik yazıyı okuyorsunuz, demmekki mahzenime bir şekilde ilgi duyuyorsunuz, evet şimdi mahzenime olduğunuz yerden bakıp "amma da yüzeysel adammış, mahzeninde hiçbişey yokki" diyebilirsiniz, ama sizi temin ederim buzulun sadece yüzeyin üstündeki kısmını görüyorsunuz. Demin de dedim ya, Mahzenime ancak seçilmiş kişiler girebilir. Ha sizin bu yazıdan anlayacağınız şudur: Ben size mahzenimin bir aynadan yansımasını sunuyorum, bu da demek oluyor ki Mahzenimin içindeki güzelliklere dalıp, tadıp dokunamasanızda, uzaktan görüp neyebenzediğini hayal edebilirsiniz, zulada hiçbirşeyim yok, bütün iyi şeyler ortada fakat bu aynanın size ne kadarını göstereceği size bağlı. Hatta görmek isteyeceğiniz kadarını görmek için konveks veya konkav aynaları da siz seçebilirsiniz, eninde sonunda hepsine kendi tutacağınız açıdan bakacaksınız, seçim sizin ... Müzikten sinemaya, felsefeden edebiyata, şu ruhu tembel hayatta dahil olduğum, pelesenk edildiğim veya kendimi içinde varsaydığım ne varsa burda görebileceksiniz, ne de olsa siz bunlarla oyalanırken ben karanlık, nemli ve mutlu mahzenimin tadını çıkarıyor olacağım ...

ama elinizdeki o naif aynayla sakın herşeyi biranda görmeyi beklemeyin, nekadar bakarsanız okadar çok şeyi görecek, ne kadar kendinize yaklaşırsanız o kadar güçlü hissedeceksiniz. bu arada Beyin göçebesi hayatına alışmış olan benim yavaş yavaş nasıl örnek bir mahzen sergisi açtığımı bileceksiniz, tabiiki ben kullanım klavuzunu okumayı bitirip, düşünce dehlizinden çıktığım zamanlarda ...

Şimdilik herkese kendi mahzeninde mutluluklar. Sonsuzluğa bi koşu gidip, gelicem ;) ...

Hiç yorum yok: