
"2023'ün ılık bir ekim sabahında, bacaklarımda hafif bir uyuşmayla uyandım ve 100 yıllık ulu bir çınar gibi kök salmaya başladım o sabah".
Dün yine Günlerden "On Kasım"dı.Çoğu kişi kendi adına Atatürk'ü anmak için çeşitli küçük aktivitelerde bulundu. Tabii ki bu bile takdir edilmesi gereken bir durum olsa da kaç kişinin benim yaşadığım duyguları yaşadığını merak ediyorum. Sabah uyandığımda evimin bir sokak altındaki ilköğretim okulundan çınlayan mikrofonla küçük çocukların okuduğu şiirler gelmeye başladı kulağıma. Zaten günün anlam ve önemine özgü üzerime çökmüş hüzün daha da perçinlendi onların okumak, yaşamak zorunda bırakıldıkları ortamlar aklıma gelince, fakat ona rağmen şiir okuyan çocuklar nasılda seslerini zorlayarak duyurmaya çalışıyorlardı, en azından şiir okurken veya törende saygı duruşunda bulunurken, o sıkıcı ortamda biraz olsun günlük hayatlarının Atatürk'ün yokluğunda ne durumda olduklarını, ailelerinin kısıtlayıcı ve gizleyici tavırlarını (istisnalar kaideyi bozmuyor neyazıkki) ve onları nelerin bekleyebileceğini düşünmüş olmalarını umdum, birde "özel çocuk"ların oluşturdukları kolej kitleleri vardır ki eğitim ortamı ve vitrin bakımından tam gözükse de bu kitleye hüzünlenmek bi yana sadece buruk bir gülümseme kaldı yüzümde düşününce, gülüp geçtim. Kendi okuluma doğru yürürken ve bu düşüncelere dalmışken, kendi ilköğretim yıllarım ve birkaç kere yapmış olduğum bayram ve anma günleri sunuculukları geldi aklıma, daha da bi hüzünlendim ve yılların çok çabuk geçtiğini hissetim birkez daha.
Bütün bu düşüncelerin oluşturduğu dehlizimde, kulaklığımı takıp Barış Manço'nun Cumhuriyetimizin 100. yılı hakkında yazmış ve bestelemiş olduğu 2023 adlı parçayı dinledim bir ikikez. Bu kadar hüzünden sonra yinede içimdeki umut kıvılcımı parladı ve işe koyuldum.Her ne kadar 29 Ekim de 10 kasım da geçmişte olsa sizinle paylaşmak istedim. ne de olsa "Kolay Değil, Kayaların Oğlu olmak".
Barış Manço - Kayaların Oğlu (2023)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder